Fantastik çağ

Karanlık uyanıyor, aydınlık ise savunmada. Peki sen neredesin?
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Tüy Yumağı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2
YazarMesaj
Alexander McWilliams
Kurgu gereği ölmüştür|| Elf Prensi
Kurgu gereği ölmüştür|| Elf Prensi


Rp Puanı: 98
Mesaj Sayısı: 512

MesajKonu: Geri: Tüy Yumağı   Perş. Haz. 30, 2011 7:14 pm

Ben ona bakarken ne soracağını düşünüyormuş gibiydi. Onu seyrederken bende düşünüyordum. Catherine. İsmini yanında ağzımıza almaya çekindiğimiz bir babamız vardı. Aslında bu Jeanne için daha kötüydü. Neredeyse hiç bir şey bilmiyordu hakkında.

"Annem şey, yani o, bana benziyor muydu?"

Mırıltı halinde söylemişti bunu. Şaşkınca ona baktım. O kadar şey arasından bunu mu bilmek istiyordu. Jeanne'nin kahverengi saçlarına baktım.

"Catherine sarışın bir elfti. Saçın babama benziyor. Ama gözlerin onunki gibi ela. Seninki biraz daha koyu tabi. Onunki daha çok yeşile çalıyordu."

Saçlarımı karıştırdım bir elimle. Başka ne söyleyebilirdim? Gülümsedim aklımda anılar uçuşurken. En azından annemle ilgili sormuştu. Kendisi doğduktan sonra babamın ve benim yaşadıklarımı anlatmak daha zor olurdu. Hatta onu anlatmasam daha iyi olacaktı.

"Daha çok karakter olarak benziyorsun. Kibar ve nazik olmasının yanında ona ne zaman arkamı dönsem bana kılıçla saldırabilecek kadar da çılgındı."

Güldüm yemek masasında yaptıklarını anımsayınca. Ben onunla tartışmıştım ve bir elfe yakışmayacak bir hareket yapan annem elindeki kaşığı bana fırlatmıştı. Kılıç ya da bıçak benzeri bir şey attığını düşündüğümden yere fırlamıştım. O gün akşama kadar gülmüştük sanırım. Çünkü asıl olay yere atlarken masa örtüsüne takılıp tüm herşeyi yere çekmemle ilgiliydi.

"Benim her zaman gözümü açık tutmam için yapardı onu. Eğer karşılık veremezsem hareketlerine kılıcın ucuyla beni dürter ve bir dahaki için gözümü açık tutmamı söylerdi."

Sonrasında yaşanan sevgi gösterisini anlatmama gerek yoktu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jeanne Boucher
Veliaht Prenses & Safkan Kara Büyücü
Veliaht Prenses & Safkan Kara Büyücü


Rp Puanı: 100
Mesaj Sayısı: 828

MesajKonu: Geri: Tüy Yumağı   Perş. Haz. 30, 2011 7:36 pm

Kendi saçlarından her zaman nefret etmişti prenses. Hatta daha minicik bir elfken saçalrını büyüyle sarartmıştı ve daha sonra bu durumu babasına açıklarken bin dereden su getirmişti. "Catherine sarışın bir elfti. Saçın babama benziyor. Ama gözlerin onunki gibi ela. Seninki biraz daha koyu tabi. Onunki daha çok yeşile çalıyordu." Annesinin saçları da onunki gibi değildi işte. Kendisinden nefret etti Jeanne. Hiçbir yönden benzemiyordu işte annesine. Ne kadar aptal bir Elfti... Hırsla saçlarıyla oynamaya başladı. Ne zaman sinirlense böyle yapardı. "Daha çok karakter olarak benziyorsun. Kibar ve nazik olmasının yanında ona ne zaman arkamı dönsem bana kılıçla saldırabilecek kadar da çılgındı." Hafifçe kıkırdadı genç prenses. Demek bu hareketleri hep annesinden geliyordu. Çünkü, babasını tanıdığı kadarıyla adam çok sakin bir yapıya sahipti. Aynı Alexander gibi, kolay kolay sinirlenmezdi. "Benim her zaman gözümü açık tutmam için yapardı onu. Eğer karşılık veremezsem hareketlerine kılıcın ucuyla beni dürter ve bir dahaki için gözümü açık tutmamı söylerdi." Prenses yüzünü Alexander'a doğru çevirdi ve ona bakmaya başladı. Aslında gerçekten iyiydi.. "Söylesene, ben çok mu gıcığım?"

______________________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Alexander McWilliams
Kurgu gereği ölmüştür|| Elf Prensi
Kurgu gereği ölmüştür|| Elf Prensi


Rp Puanı: 98
Mesaj Sayısı: 512

MesajKonu: Geri: Tüy Yumağı   Perş. Haz. 30, 2011 8:21 pm

"Söylesene, ben çok mu gıcığım?"

Gözlerini bana dikerek söylediği bu sözler bir kahkaha atmama neden olmuştu. Gülümseyerek ona baktım.

"Hayır çok gıcık değilsin. Ama beni sinir etmeyi başaran nadir kişilerdensin."

Annemin ölümüyle ilgili Jeanne'yi suçlamak çok kolaydı. Fakat bunda onun suçu olmadığını biliyordum. O zamanı dolmuş bir elfti. Nadir olarak ölen elflerden...

"Başka neler anlatabilirim? Catherine. O zamanlar anlamamıştım ama şimdi düşünüyorumda kesin büyü yapabiliyordu. Nasıl yaptığını anlamadığım çok şeyi başarmıştı."

Düşündüm. Jeanne'nin kendisini annesine yakın hissedebileceği bir anı. Annemin onu dünyaya getirmeden önce yaptıkları olabilir. Ne kadar heyecanla bekliyordu onu. Onun sevinci benimki olmuştu ve bende heyecanla Jeanne'yi beklemiştim. İsim seçerkenki hali... Saçlarımı karıştırdım bir elimle. Ama o öldüğü zaman Jeanne'ye yanaşmamıştım. İlk başlarda tabi. Babam daha benimle baş edemezken nasıl Jeanne ile başa çıkabilirdi ki? Hizmetçiler ise sürekli ağlayan o bebeği susturamamışlardı. Ve devreye ben girmek zorunda kalmıştım. Anıların rahatsızlığıyla irkildim.

"Ne bilmek istersin başka? En az senin kadar çılgındı. En az senin kadar benimle uğraşmaktan zevk alan biriydi."

Tabi onun uğraşması bir annenin oğluyla olduğu gibiydi.

"İstersen sana onunla ilgili anılarımdan bir kaç tane anlatabilirim. Seni dünyaya getirmeden önce yaptıkları gibi..."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jeanne Boucher
Veliaht Prenses & Safkan Kara Büyücü
Veliaht Prenses & Safkan Kara Büyücü


Rp Puanı: 100
Mesaj Sayısı: 828

MesajKonu: Geri: Tüy Yumağı   Cuma Tem. 01, 2011 12:10 am

Prensin kahkahası kadim büyücüyü şaşkınlığa sürüklemişti. Gayet ciddi bir ses tonuyla sorulan ciddi bir sorunun cevabı kahkaha olmamalıydı ona göre. "Hayır çok gıcık değilsin. Ama beni sinir etmeyi başaran nadir kişilerdensin." Prenses de bu sözlerine güldü ve ikisinin kahkahaları tüm odayı doldurdu. Uzun zamandır ilk defa böyle gülüyordu. Ya da uzun zamandır ilk defa Alexander'la bu kadar keyifli zaman geçiriyordu. Onun yanında olmak cehennem azabı gibi değildi artık... "Başka neler anlatabilirim? Catherine. O zamanlar anlamamıştım ama şimdi düşünüyorumda kesin büyü yapabiliyordu. Nasıl yaptığını anlamadığım çok şeyi başarmıştı." Demek anneleri de büyü yapabiliyordu. Jeanne'in gözlerindeki parıltıyı görebilen herkes ne kadar mutlu odluğunu anlardı o anda. Büyücü olduğu için hep kendisini ailenin lanetlenmiş üyesi zannederdi. Ailede kimsenin daha önce büyücü olduğunu duymamıştı, sadece kuzenleri Isabella'nın büyücü olduğundan şüpheleniyordu o kadar. "Ne bilmek istersin başka? En az senin kadar çılgındı. En az senin kadar benimle uğraşmaktan zevk alan biriydi." Gülümsemesine engel olamadı prenses. Demek Alexander'ın gözünde annesine benzeyen birisiydi... Belki de babası bu yüzden Jeanne'e bu kadar yakındı. Catherine'e benzediği için. Prenses uzun zamandır ilk defa kendisiyle gurur duydu. Muhteşem bir andı bu onun için. Daha önce, annesiyle arasındaki tek bir bağ olmadığını düşünürken, şimdi bir sürü şey vardı. "İstersen sana onunla ilgili anılarımdan bir kaç tane anlatabilirim. Seni dünyaya getirmeden önce yaptıkları gibi..." Prenses yalvaran gözlerle Alexander'a bakıyordu. Enerjisini yeniden toplamıştı. Bir anda ayağa fırladı ve adeta şakıyarak konuşmaya başladı. "Benden öncesini anlatma. Kıskançlığımın sınırlarını bilmiyorsun, hazır aramız düzelmişken bunu bozma bence." dedi gülümseyerek. Pencereye yaklaştı ve yavaşça araladı. İçeriye giren temiz havayı ciğerlerine doldurduktan sonra, pencerenin yanındaki zümrüt rengi koltuklardan birisine oturdu ve bir süre gün ışığı altındaki ormanı seyretti. Annesiyle olan benzerliği onu çok mutlu etmişti. Bugün hayatının en güzel günüydü belki de... "Çılgınlık ve büyü derken... Neler yapardı ki?" dedi adeta küçük bir kız çocuğu edasıyla.

______________________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Alexander McWilliams
Kurgu gereği ölmüştür|| Elf Prensi
Kurgu gereği ölmüştür|| Elf Prensi


Rp Puanı: 98
Mesaj Sayısı: 512

MesajKonu: Geri: Tüy Yumağı   Cuma Tem. 01, 2011 12:38 am

Onun birden ayağa fırladığını görünce şaşırdım.

"Benden öncesini anlatma. Kıskançlığımın sınırlarını bilmiyorsun, hazır aramız düzelmişken bunu bozma bence."

Sesimi çıkarmadan onu izledim. Pencereyi açtı. Sonra gidip koltuğa oturdu. Sürekli gülümsüyordu. Onun böyle gülümsemesi çok nadir görülen bir şeydi. Yerimden doğruldum ve ona baktım. Karışan saçlarımı biraz daha karıştırdım.

"Çılgınlık ve büyü derken... Neler yapardı ki?"

Onun bu kadar neşelenmesi gülümsememe neden oldu.

"Düşünmem lazım. Büyü yaptığını hiç görmedim." Sonra ona kötü bir bakış yollayarak devam ettim. "Aynı senin yaptıklarını hiç görmediğim gibi. Fakat onun bile yapamaması gereken şeyleri yapardı."

Nasıl anlatabilirdim ki? Gerçekten de değişik biriydi. Sıradan hiç kimseye benzemez normal birinin yapacaklarını yapmazdı. Veliaht prens olana kadar normaldi aslında. Ne zaman resmi olarak veliaht oldum o zamandan sonra bana davranışları değişmişti.

"Seni tanısaydı kesin çok severdi. Daha doğmadan önce bile her gün yeni bir isimle gezer herkesten isim örneği alır. Akşam yemeklerinde babamla beni sorguya çekercesine fikirlerini anlatırdı."

Onu hiç bu kadar düşünmediğimi anımsadım. Pencereden dışarı baktım. Ne severdi başka? Eğlenceliydi. Halkın gözdesiydi. Babam ve benimde herşeyimizdi.

"Ona bir gün prens olmak istemediğimi söylemiştim." dedim dalgınlıkla. "Sen de biliyorsunki her zaman diğerlerinden farklı eğitildik. Bunu istemediğimi söylediğimde kılıcını çekip ne zaman onu yenersem o zaman alacağım eğitime kendim karar verebileceğimi söylemişti."

Jeanne'ye çevirdim anılara dalmış gözlerimi. Bilmek istediklerinin neler olduğundan emin değildim. Fakat bu konuda elimden geldiğince yardımcı olacaktım.

"Onun iyi kılıç kullandığını biliyordum fakat her hareketimi önceden biliyormuş gibi karşılardı. Beni yere serdiğinde güldü ve ders zamanımın geldiğini söylemişti."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jeanne Boucher
Veliaht Prenses & Safkan Kara Büyücü
Veliaht Prenses & Safkan Kara Büyücü


Rp Puanı: 100
Mesaj Sayısı: 828

MesajKonu: Geri: Tüy Yumağı   Cuma Tem. 01, 2011 1:23 pm

Aralarındaki bu eğlenceli sohbet prensesi çok mutlu ediyordu. Sürekli soğuk ve güçlü görünmek farkında olmasa da onu zorluyordu. Bazı günler hiç kimseyle tek kelime etmediği oluyordu. Bazı günlerse oraya buraya emir yağdırmaktan yoruluyordu. "Düşünmem lazım. Büyü yaptığını hiç görmedim. Aynı senin yaptıklarını hiç görmediğim gibi. Fakat onun bile yapamaması gereken şeyleri yapardı." Bir büyücünün asıl hüneri, büyülerini belli etmeden yapmasıydı. Prenses, karşısındaki adamın anlattıklarından yola çıkarak annesinin çok yetenekli bir büyücü olduğuna kanaat getirdi. Öyle olmasa bile, Jeanne bunu böyle bilmek istiyordu. Annesini gözünde çok yükseklere koymuştu. "Seni tanısaydı kesin çok severdi. Daha doğmadan önce bile her gün yeni bir isimle gezer herkesten isim örneği alır. Akşam yemeklerinde babamla beni sorguya çekercesine fikirlerini anlatırdı." Annesinin onun için bir şeyler yapmış olduğunu bilmek prensesi adeta havalara uçurdu. Yüzüne aydınlık bir gülümseme yayılmıştı şimdi. Ne güzel bir gündü bugün! Her şey istediği gibiydi. "Yıllar sonra senin hakkında bir şeyler öğrenmek ne muhteşem Anne..." sessizce söylemişti bunu. Sanki annesi onu duyabilecekmiş gibi hissediyordu. Gökyüzüne doğru baktı, sanki oralarda bir yerde Catherine onu izliyordu... Elelrini pencereye yasladı ve dışarıya doğru baktı. Bu sırada Alexander'ın bir şeyler söylediğini duydu ama kulak kesilmediği için ne olduğu anlayamadı. Zaten şuan ne söylese anlamazdı. Adeta bulutların üzerindeydi ama buna rağmen neşesini tam olarak dışa vuramıyordu. "Onun iyi kılıç kullandığını biliyordum fakat her hareketimi önceden biliyormuş gibi karşılardı. Beni yere serdiğinde güldü ve ders zamanımın geldiğini söylemişti." Jeanne bu sözler karşısında hafifçe kıkırdadı ve içeriye geçip Alexander'ın yanına oturdu. Gülmemek için kendisini zor tutuyordu. İçinden ne söyleyeceğini toparladı ve konuşmaya başladı. "Demek ki, ailemizden bir bayana yenilmek senin için alışkanlık olmuş Alexander." Bunun için bile Alexander onu boğazlayabilirdi ama dilini tutamıyordu işte.

| Son |

______________________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 

Tüy Yumağı

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Fantastik çağ :: Elf Krallığı :: Elf Kalesi :: Zindanlar-