|
|
| Yazar | Mesaj |
|---|
Minerva Rodeline Veliaht Prenses & Ressam


Rp Puanı: 95 Mesaj Sayısı: 185
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 3:54 am | |
| Sanki demin burnunu duvara yapıştırmamışım gibi geniş geniş gülümseyerek yine küstahça bir ses tonuyla "Onlar benim miydi? Sen de daha güzel durdukları kesin. Böyle harika bacaklar fazla kişide yoktur." dedi. Eğer iki sevgli olsaydık bunu bir aşk oyunu olarak algılayabilirdim fakat şu an sadece küstahça laf atıyor, asılıyordu. Tam hatasını yüzüne vuracakken hancının kızı bize yiyecek bir kaç şey getirmek üzere içeri girdi. Lucas, ona yaptıkları için teşekkür etti ve tepsiyi kenara koyar koymaz battaniyelerden birini suratıma fırlattı, diğerini ise benim yatağıma koydu. Serseri tavrının altında yine de cömert biriydi.
Lucas'ın yatmaya hazırlandığı belliydi. Yeleğini, çizmelerini çıkarıp yatağa öturdu ve muhtemelen bir silahın yerinde olup olmadığını kontrol edip belindekini de çıkardıktan sonra gömleğini çıkarıp uzandı. Hiç utanmıyordu besbelli. "Yemeğini ye. Ya da böyle dememeliyim değil mi prenses? Lütfen yemeğinizi yer misiniz? Yoksa yine mi yanlış söyledim?" Şu tavrına sinir oluyordum ve her an boğazına yapışabilirdim fakat bu benim tarzım değildi. Daha yavaş, daha sinsice... "Yatağa giysilerimle yatma. Belli oluyordur ki ben fakir bir adamım." Beklediğim her fırsatı gümüş tepsiyle önüme sunuyordu bu adam. Alaycı bir tavırla yatağına yaklaşıp oturdum ve hafifçe eğildim.'Ne yapmamı beklersin? Partolonumu çıkarıp sadece gömleğimle yanına kıvrılayım istersen? Hatta gömleğin de pahalıdır senin, onu da çıkarayım? ' Cevabını beklemeden nefretmle tükürürcesine söylendim ' Daha çok beklersin!'
Gömleğin yenine sakladığım bıcakla elbisemin astarını söktüm ve kendime basit bir gecelik yapmış oldum. Soyunmak için başka bir yere geçemeyeceğimden Lucas'a arkamı dönüp gömleğimi çıkardım. Altımda askılı tişört olduğundan rahattım. Geceliği üstüme geçirdikten sonra pantolonu da çıkarıp kenara katladım ve koydum. 'Yarın bunlara ihtiyacım olacak. Merak etme, karşılığı neyse öderim.'
______________________________ |
|
 | |
Lucas Crowley Veliaht Prens & Ejderha Binicileri Lideri


Rp Puanı: 98 Mesaj Sayısı: 215
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 4:16 am | |
| Ben uyumaya hazırlanırken onun yatağa oturduğunu farkettim. Gözlerimi açtım o eğilirken. 'Ne yapmamı beklersin? Partolonumu çıkarıp sadece gömleğimle yanına kıvrılayım istersen? Hatta gömleğin de pahalıdır senin, onu da çıkarayım? Daha çok beklersin!' Hadi ama! Burada lafı bana bırakmalıydı. Güzel cevaplarım vardı. Yine de ben ne dersem ters anlayan bu kadınla tartışmanın bir anlamı yoktu. Yeniden gözlerimi kapadım ve uyumaya çalıştım. O ise sürekli bir şeylerle uğraşıyordu. Giysi konusunda dalga geçtiğimi anlamamıştı sanırım. Umursamadım ve yüzüstü döndüm. 'Yarın bunlara ihtiyacım olacak. Merak etme, karşılığı neyse öderim.' Gözlerimi tekrar açtım ve onun katlamış olduğunu gördüm giysilerimi. Haha! O giysiler sanırım ilk defa katlandılar. Her zaman kenara bir yere sıkıştırdığım giysiler şimdi katlanmıştı.
"Senin paran burada geçmez prenses. Şimdi o güzel ağzını kapa. Uyumaya çalışıyorum. Tüm gün kavga eden sen değildin nasılsa." Yarın sanırım çürük bir çene ile kalkacaktım çünkü sızlamaya başlamıştı. Aşağı indiğimde temizlemiştim yaralarımı fakat sabah can yakacaklardı. Neyse. Şimdilik bir şey umrumda değildi. Yüzümü yastığa gömdüm ve aynı anda başımı kaldırdım ve artık karanlık olmuş odada sırıttım. "Prenses yastığınız sert gelirse söyleyin. Aşağıdaki tavuğu yolar size yumuşağından yastık yaparız hemen. Pardon. Saygılı olmak için ne demiştiniz? Bayan Rodeline. İsterseniz yatağı da sökeriz. Hiç çekinmeyin." Sonra güldüm ve başımı yine yastığa gömdüm. Sırt üstü döndüm hala sırıtırken. Tabi sırıtmam çenemdeki acıyla geçti. Şimdi böyle ağrıyorsa sabah işim bitti demekti. Gözlerimi yeniden kapadım ve uyku için bıraktım kendimi.
|
|
 | |
Minerva Rodeline Veliaht Prenses & Ressam


Rp Puanı: 95 Mesaj Sayısı: 185
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 4:28 am | |
| "Senin paran burada geçmez prenses. Şimdi o güzel ağzını kapa. Uyumaya çalışıyorum. Tüm gün kavga eden sen değildin nasılsa." Konuşmakta zorluk çekmeye başlamıştı. Çenesinin kenarındaki hafif morluğu fark ettiğimde bakışlarımın yumuşadığını hissettim. O ise hiç bir acı hissetmiyormuş gibi yüzünü yatağa gömüp sırtını bana döndü. Fakat uyumaktan vazgeçmiş olacak ki hafifçe bana dönüp laf atmaktan çekinmedi. "Prenses yastığınız sert gelirse söyleyin. Aşağıdaki tavuğu yolar size yumuşağından yastık yaparız hemen. Pardon. Saygılı olmak için ne demiştiniz? Bayan Rodeline. İsterseniz yatağı da sökeriz. Hiç çekinmeyin." Ona kızmalıydım bu durumda fakat canının nasıl yandığını tahmin edebiliyordum. Muhtemelen minik bir çatlaktı fakat oynattıkça, yani konuştukça, acısı artacak ve çatlak hattı uzayacaktı muhtemelen. Yatağın diğer tarafına doğru uzanıp kendi çantamdan bir şişe çıkardım. O vadiye her gidişimde şifalı otlardan toplar, kendime merhemler yapardım. Bu benim hobim gibi bir şeydi. Şişeyi alıp usulca ayağa kalktım ve Lucas'ın yattığı yatağın bir köşesine oturdum. Omzundan tutup sırt üstü çevirdim ve şaşkın bakışlarına aldırmadan şişedeki merhemin birazını elime döktüm. Çenesine bu merhemi sürerken konuşmaya başladım. 'Daha kötü yataklarda da yattım. Hatta yerde bile... Daha berbat yemekleri yedim, hizmetkarlarınkinden bile beterini... Paçavralar giydim, yıllarca kapalı bir odada kalmaktan, gün ışığı görmediğimden hastalandım, ölümden döndüm. Ben bir prenses değilim, bir mahkumum. Fırsat bulduğum her an kanatlarımı biraz daha açmak için neler yaptığımı bilsen... ' Tedavi işlemi bitmişti. Yorgunca gülümseyip 'Çeneni kapalı tut ki sabaha kadar ağrısı geçsin.' dedim Lucas'a ve usulca ayağa kalkıp kendi yatağıma ilerledim. 'Tatlı rüyalar Lucas. Gerçi tek bir seçeneğimiz var sanırım.' Ve uykuya daldım.
______________________________ |
|
 | |
Lucas Crowley Veliaht Prens & Ejderha Binicileri Lideri


Rp Puanı: 98 Mesaj Sayısı: 215
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 4:40 am | |
| Ben uykuya dalmaya hazırlanırken çevrildiğimi hissettim. Minerva yatağımın dibine gelmişti. Suratıma bir şeyler sürmeye başladığında şaşkınca ona bakmaya devam ettim. 'Daha kötü yataklarda da yattım. Hatta yerde bile... Daha berbat yemekleri yedim, hizmetkarlarınkinden bile beterini... Paçavralar giydim, yıllarca kapalı bir odada kalmaktan, gün ışığı görmediğimden hastalandım, ölümden döndüm. Ben bir prenses değilim, bir mahkumum. Fırsat bulduğum her an kanatlarımı biraz daha açmak için neler yaptığımı bilsen... ' Tedaviyi bitirdiğinde çenemde bir değişiklik hissetmiyordum. Yine de bir şey demeden ona bakmayı sürdürdüm.
'Çeneni kapalı tut ki sabaha kadar ağrısı geçsin.' Bu sözü üzerine gülümsemeye çalıştım fakat becerebildiğim söylenemezdi. Sanırım çenem düştü. Gerçek anlamda. 'Tatlı rüyalar Lucas. Gerçi tek bir seçeneğimiz var sanırım.' Onun yatağa kıvrılmasına baktım. Sonra da arkamı döndüm ona. Gözlerimi kapadım ve aynı anda uyudum. Sakin bir uyku sürmüştü genel olanın aksine. Çoğunlukla kabuslarla boğuşurdum. Gece öyle geçti ve güneş doğdu.
Sabah kalktığımda onun hala uyuduğunu gördüm. Ne yapacaktım onunla? Dıştan melek gibi durabilirdi fakat özellikle de bağırırken melekle bir alakası kalmıyordu. Sırıttım kendi düşünceme. Çenemde ağrı olmadığını hissedince ayağa kalktım. Üzerimi giyindim sessizce. Yatağın altındaki büyük kılıcımı da sırtıma taktım ve aşağı inip inmeme arasında bocaladım. Sonra gittiğimi düşünceği için kızacağını anladım ve yanaştım ona. Parmağımla omzunu dürttüm. "Hey prenses. Uyan... Minerva? Hey! Hadi ama hala yoruyorsun beni!" Saçını yüzünden çektim ve yatağın yanına diz çöktüm. Onu dürterken bir yandan da uyanıp uyanmadığını kontrol etmek için gözümü ona dikmiştim. Hemen uyansaydı da aşağı inip yola çıkabilseydik. Biraz daha dürttüm onu. |
|
 | |
Minerva Rodeline Veliaht Prenses & Ressam


Rp Puanı: 95 Mesaj Sayısı: 185
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 2:44 pm | |
| Gece boyunca akıl almaz kabuslarla boğuşmuştum. En sonuncusuysa en kötüsüydü. Öz annem beni öldürmeye çalışıyordu. Elleri boynumu bir mengene gibi sıkmaya başlamıştı. Nefes alamaz hale gelmiştim. Fakat çok geçmeden bir şovalye geldi ejderhasıyla ve annemin boğazını kesip beni kurtardı. Acı içinde ona bakarken fark ettim, adam Lucas'a ne çok benziyordu fakat o değildi. Ben karşımda gülümseyen kurtarıcıma bakarken altın gözlü ejderhası yadırgar bakışlarla beni süzüyordu. Bu adamı ve ejderhasını dıaha önce görmüştüm fakat nerede gördüğümü çıkaramadım. Adam yaklaştı ve gülümsedi. 'Sen Minerva olmalısın.' dedi ve gülümsedi. Başımı sallamakla yetinebildim. Tekrar gülümsedi adam. Onun bu gülümsemesinin içimi rahatlatması gerekirken daha çok geriyordu. Neler olduğunu kestiremiyordum. 'Lucas tam bir serseri değil mi? Aynı babası!' dedi ve bu sefer minik bir kahkaha attı. Ardından yüzü birden gölgelendi. 'Hepsi benim yüzümden.' diye başını öne eğdi. Neler olduğunu anlamaya çalıştıkça batıyordum. Bİr süre sonra omuz silkip başını kaldırdı şovalye. 'Artık onun yanına gitsen iyi olacak. Ona iyi bak.' dedi ve omzuma dokundu.
Birden uyandım. Nefes almakta zorluk çekiyor, yatakta doğrulamıyordum. Lucas'ın şaşkın bakışları altında hafif kendime gelir gibi oldum. Rüyayı düşünmemeye çalışarak Lucas'a beni aşağıda beklemesini, giyinip geleceğimi söyledim. O çıkınca vakit geçirmeden giyinmeye başldım. Buranın bir uğursuzluğu vardı.
Beş on dakika sonra Lucas'ın kıyafetlerinin elverdiği ölçüde erkek kılığında aşağıya indim ve Lucas'ı bulmak amacıyla etrafı gözden geçirdim. O sırada iki Criuseld askerinin bir masada oturup etrafı kolladığını fark ettim. Yüzümü saklamaya özen göstererek bardaki Lucas'ın yanına gittim ve sadece onun duyabileceği şekilde fısıldadım ' Arkada iki tane asker var. Beni burdan kimseye fark ettirmeden çıkarmanı istiyorum. Yapabilir misin?' ______________________________ |
|
 | |
Lucas Crowley Veliaht Prens & Ejderha Binicileri Lideri


Rp Puanı: 98 Mesaj Sayısı: 215
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 3:01 pm | |
| Ben onu dürterken bir kabustan uyanır gibi kalktı. Dürtmemle bir ilgisi olmadığını umdum. Sonra o haliyle aşağıda beklememi istediğini öğrendim. Umarım burada düşüp bayılmaz. Yavaşda odadan çıkıp aşağı indim. Barın kenarına yerleştim. Jo bana bir şeyler koydu. Yemekleri tıkınırken bizimkiler aşağı indi. Üç kılıcı da üzerimde taşıdığımı görünce bir an bana baktılar. Hemen toplandık ve durumu anlattım onlara kısaca. Onu hemen bugün götüreceğim için anlayışla karşılandım. Fazla dikkat çekmemek için yalnız gitmemi söylediler. Tembel olduklarını iddia ettim ve gülmeye başladık. Sonra Minerva'nın geldiğini görünce yanımdan kovaladım onları. Sırıtışlarına aldırmadan yemeğime gömüldüm.
Bu sırada Minerva yanıma geldi. 'Arkada iki tane asker var. Beni burdan kimseye fark ettirmeden çıkarmanı istiyorum. Yapabilir misin?' Ağzıma tıktığım ekmekle dönüp Minerva'ya baktım. Başımı salladım sadece. Adamlara bakabilirdim fakat bu durumda yapılacak en kötü davranış olurdu. Bu yüzden farklı bir yol izleyecektim. Yemeğimi bitirince onu kolundan kenara çektim ve orada oturmasını söyledim. Tabi yemeğini yemesini de. Sonra tekrar Jo'nun yanına gittim ve içki şişelerinden birini alıp kafama diktim. Ardından "Sabah sabah birilerini dövmek iyi olacak." dedim. Arkadaşlarım mesajımı aldıklarından hazırlandılar. Şişeyi elimle tuttum ve o iki adamdan -duruşlarından bile kraliye adamı oldukları belliydi- birinin kafasına attım. Adam boş bulunduğu için yere devrildi.
Diğeri kılıcını çekerken belimdekileri elime aldım bende. Sonra sandalyeye basıp masaya çıktım ve onların masasına atladım. Ardından bir tekme attım bir kaç kılıç darbesinden sonra. Aslında yerden yeni kalkan adamın tekme yemesi onun için kötü olmuştu. Bizimkiler de devreye girince olay yine büyük bir kavgaya dönüştü. Şişeler havaya uçuşurkeno iki adamı bizimkilere bıraktım ve Minerva'nın yanına gittim. Son anda başımı sıyıran şişeyi önemsemeden ona yanaştım ve kolundan tutup arka kapıdan çıkardım. Atlar hazırdı bile. Bu Jo gerçekten de işini biliyordu. Gölge'yi kullanmak geldi içimden fakat o şu an yemek yiyordu bir yerlerde. Kim bilir kimi. Bu yüzden onu rahatsız etmek istemedim. Minerva'yı ite kaka atın üzerine çıkarttım ve kendimde atladım. Ağaçların arasında daldık büyük bir hızla.
|
|
 | |
Minerva Rodeline Veliaht Prenses & Ressam


Rp Puanı: 95 Mesaj Sayısı: 185
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 3:11 pm | |
| Fark ettirmeden kelimesinin nesini anlamadığını bilmiyordum fakat Luas, beni dışarı çıkarmak için yeni büyük bir kavga başlatmak zorunluluğu hissetmiş olmalıydı. Kavga başladığında oturduğum masada iyice büzülmüş oturuyordum. Allahtan çok geçmeden Lucas kolumdan tutup beni dışarıda bekleyen atlardan birinin tepesine attı da vakit geçirmeden ormana fırladık ok gibi. Bir yandan söyleniyor, bir yandan atı sürüyordum. 'Sakince, fark ettirmeden kelimesinin nesini anlamadın! Şimdi vakit kaybetmeden peşime düşecekler! Bana en az bir haftalık zindan hapsine neden oldun!' O sırada kendimden geçer gibi oldum tekrar ve bir anda yanımda ejderhasıyla uçan şovalye belirdi. Saçları esen rüzgarla dalgalanıp gözlerinin önüne dökülüyordu. Kafasınmı bana doğru çevirip ciddi bir sesle 'İlerde ne olduğunu biliyorsun Minerva. Lucas'ı oraya gönderemezsin.' dedi ve birden bir ağaca çarpıp yok oldu. Ne demek istediğini anlayamamıştım fakat biraz konsantre olmam anlamama yetmişti. Ormanın sonunda korunaklı bir vadide pusu kurulmuştu. Benimn için değil, onun için...
Aniden atımı dizginledim. Benim durduğumu gören Lucas'a seslendim. 'Daha ileri gidemeyiz. Pusu kurulmuş durumda, üstelik bu pusu senin için.' ______________________________ |
|
 | |
Lucas Crowley Veliaht Prens & Ejderha Binicileri Lideri


Rp Puanı: 98 Mesaj Sayısı: 215
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 3:23 pm | |
| Bana kızmasını bekliyordum. Düşüncelerim boşa çıkmadı. 'Sakince, fark ettirmeden kelimesinin nesini anlamadın! Şimdi vakit kaybetmeden peşime düşecekler! Bana en az bir haftalık zindan hapsine neden oldun!' Mızmız kadın! Adamlar neden kavga çıkarttığımı anlamamışlardı bile. Böyle hanlar nedensiz çıkan kavgalarıyla ünlüdür. Kimi biri çarptı diye çıkartır kimi ise kötü kötü baktı diye. Ayrıca o askerler şu an hala dayak yiyorlardır. Hızlıca ilerlerken Minerva'nın durduğunu gördüm. 'Daha ileri gidemeyiz. Pusu kurulmuş durumda, üstelik bu pusu senin için.' Ben de durdum hızla ve ona dönüp baktım. Bu kız kesin büyücü filandı.
"Nerden çıktı bu şimdi? Büyücü müsün yoksa bu pusu olayını senin tarafındakiler planladı da son anda vicdan mı yaptın?" Ona bakıyordum. Bu kızda neler olup bittiğini çözmeye çalışıyordum. Ya şu peşime düşen krallıktandı ya da peşime düşen diğerlerindendi. Beni sevmeyen çok kişi vardı ve şimdi hangisini düşüneceğimi şaşırmıştım. "Bana açıklama yapsan iyi olur prenses yoksa seni ejderhama yem ederim." Bunu gayet ciddi bir şekilde söylemiştim. Kendim öldürmezdim fakat Gölge bu durumlar için fazla sabırsızdı. Tek lokmada yutmaktan zevk alabilirdi. Rüzgar kuvvetlendi birden. Yaklaşıyordu Gölge. Siyah ejderham ile geceleri daha kolay ilerliyorduk aslında. Gündüz gökyüzünde duran leke gibi oluyorduk. Minerva'ya döndüm yeniden ve kaşlarımı kaldırıp onu süzdüm. |
|
 | |
Minerva Rodeline Veliaht Prenses & Ressam


Rp Puanı: 95 Mesaj Sayısı: 185
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 3:33 pm | |
| Anlayamadığı şeylerin Lucas'ı fazlasıyla tedirgin ettiğini biliyordum. Nitekim yine aynı şey oldu. Kaçlarını çatıp söylenmeye başladı: "Nerden çıktı bu şimdi? Büyücü müsün yoksa bu pusu olayını senin tarafındakiler planladı da son anda vicdan mı yaptın?" Bu kadar mantıklı (!) düşündüğü için onu kutlamam gerekirdi. Alaycı bir tavırla gözlerimi devirdim. "Bana açıklama yapsan iyi olur prenses yoksa seni ejderhama yem ederim.' Hah! Tehdit de ettiğine göre artık beni dinlemeye hazırdı. Attan inip bir kaç metre geride kalan, şovalyenin çarptığı ağaca doğru yürüdüm ve gövdesine okşarcasına dokundum. O an birden bazı görüntüler hücum etti beynime. Bir sarayın kabul salonu, bir şovalye... 'Bulduk efendim, sonunda onu bulduk.' Birden görüntü değişti ve Elf Krallığı'nın görkemli kalesi belirdi gözlerimin önünde ve bir bebek ağlaması duydum. Tekrar değişti görüntü ve bu sefer yaklaşık 300 metre ötemizdeki pusu kurmuş şovalyeleri gördüm. Çok fazlaydılar, muhtemelen oradan kurtulamayacaktık.
Koşar adım Lucas'ın yanına geri döndüm. Kararlı bir ses tonuyla '300 metre ilerde Elf Krallığı'nın askerleri pusu kurmuş seni bekliyorlar. Kraliçe'ye benzer bir kadın seni arıyor fakat sağ mı ölü mü bilmiyorum. Neden pusu kurulduğunu da... Ya bana neler olduğunu anlat, beraber bir çözüm bulalım, ya da seni ilgilendirmez prenses deyip burnunu havada tut ve başka bir yol bul bize. Seçim senin.' dedim. Tepkisi ne olacaktı merak ediyordum.
______________________________ |
|
 | |
Lucas Crowley Veliaht Prens & Ejderha Binicileri Lideri


Rp Puanı: 98 Mesaj Sayısı: 215
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 3:49 pm | |
| Ben ondan bir yanıt beklerken o attan indi. Bir ağaca gidip onun gövdesinden tuttu. Tuhaf tuhaf sallandı ardından yanıma geldi. '300 metre ilerde Elf Krallığı'nın askerleri pusu kurmuş seni bekliyorlar. Kraliçe'ye benzer bir kadın seni arıyor fakat sağ mı ölü mü bilmiyorum. Neden pusu kurulduğunu da... Ya bana neler olduğunu anlat, beraber bir çözüm bulalım, ya da seni ilgilendirmez prenses deyip burnunu havada tut ve başka bir yol bul bize. Seçim senin.' Birden sessizlik oldu. Attan aşağı indim ve ona baktım soğukça. Bu kız tüm bunları nereden öğrendiğini bana anlatmadığı sürece normalde bile kimseye anlatmadığım bu sırrı ona da anlatmam.
"Soruma cevap vermediğin sürece seninkini cevaplamayacağım. Büyücü müsün?" Bu kadar üstelememin nedeni büyücülerden de hoşlanmayışım. "Ve ben kötü bir adamım. Herkes peşimde. Bunu bilmen lazım prenses." Yine de fazla üstelemesin diye şöyle bir bilgi vermiştim. Yine de o elfler beni nasıl buldu? Hepsinin canı cehenneme! Gölge nerde kaldı? Başımı gökyüzüne kaldırdım ve bakındım. Yaklaşıyordu. Birazdan gelebilecekti. Sakin olmasını söyledim ona ve Minerva'ya döndüm. Gölge ile kaçarak elflerden kurtulabilirdik fakat bu Minerva'nın bana anlatmadıklarını değiştirmiyordu. Büyücü ise ondan daha çabuk kurtulacaktım. Beki krallığa uçup odasının camından içeri atardım. Bir şey düşünürdüm bu konu hakkında. Ondan cevap beklediğimi belli edercesine Minerva'ya baktım. |
|
 | |
Minerva Rodeline Veliaht Prenses & Ressam


Rp Puanı: 95 Mesaj Sayısı: 185
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 3:56 pm | |
| "Soruma cevap vermediğin sürece seninkini cevaplamayacağım. Büyücü müsün?" Neden bu kadar tedirgin olduğunu anlayamamıştım fakat etrafta dolanan ejderhasının enerjisini hissedebiliyordum. "Ve ben kötü bir adamım. Herkes peşimde. Bunu bilmen lazım prenses." demesiyle gözlerimi tekrar ona dikmem bir oldu. O ise ejderhasının nerede olduğun kestirmek için olsa gerek, gökyüzünde dolaştırdı bakışlarını ve sonra tekrar bana döndü. Açıkcası korkmaya başlamıştım. Bir rüyanın peşine hiç tanımadığım bir adamla hiç bulunmadığım ortamlara girmiştim ve şimdi de muhtemelen öldürülecektim. Sakin bir sesle 'Hayır büyücü değilim Lucas. Sadece, kahinim. Gelecekte olacak ve geçmişte olan bazı şeyleri görebiliyorum. Fakat bu konuda acemi sayılırım.' İki adım yaklaştım ona. Dokunabileceğim bir mesafedeydi fakat dokunmadım ürkmemesi veya kızmaması için. 'Sana yardım etmek istiyorum. Tamam, birbirimizin umduğu insanlar değiliz fakat ne olursa olsun, o rüyayı gördün değil mi? Hala daha görüyorsun. Bunun bir işaret olduğunu düşünüyorum. Bırak da sana yardım edeyim.'
______________________________ |
|
 | |
Lucas Crowley Veliaht Prens & Ejderha Binicileri Lideri


Rp Puanı: 98 Mesaj Sayısı: 215
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 4:09 pm | |
| 'Hayır büyücü değilim Lucas. Sadece, kahinim. Gelecekte olacak ve geçmişte olan bazı şeyleri görebiliyorum. Fakat bu konuda acemi sayılırım.' Bana yaklaştığında kımıldamadan ona bakıyordum. Kahinlikte neydi? Büyücü gibi bir şey olduğunu düşünüyordum. Belki daha azı. Belki de fazlası. Ben hala ona kötü kötü bakarken 'Sana yardım etmek istiyorum. Tamam, birbirimizin umduğu insanlar değiliz fakat ne olursa olsun, o rüyayı gördün değil mi? Hala daha görüyorsun. Bunun bir işaret olduğunu düşünüyorum. Bırak da sana yardım edeyim.' Bu kız beni sinirlendiriyordu. Yanağımdaki kas seyirmeye başladığında onu kenara itekleyip bir kaç adım attım uzağa.
"Bana kimse yardım edemez!" diye bağırdım birden. O adam aklıma geldikçe öfkeden deliriyordum. Saçlarımı karıştırdım bir elimle. Sakinleşmeye çalışıyordum. "Bak prenses. Bu senin o aptal büyülerinin çözebileceği bir şey değil. Bana bu konuda kimse yardım edemez. Evet elf krallığı peşimde ve ben ölene kadar da durmayacaklardır. Yine de bu onlara teslim olacağım anlamına gelmez." Bu konuda çok konuşmamaya çalıştım. Derin bir nefes aldım birkaç adım daha atıp. "Artık konuyu sorup durma bana. Ben kötü biriyim tamam mı? Bu yüzden herkes benden nefret ediyor ve öldürmek için arıyor." Ele geçirirlerse öldürmeseler de öldürmekten beter yapacaklardı. O adamın izinden gitmek zorunda kalacaktım. Birden başımı gökyüzüne kaldırdım. "Gölge!" Ejderha aşağı inemiyordu. Sık ağaçlar engelliyordu durumu.
Minerva'ya baktım yeniden ve arkasından yaklaşan elfi gördüm. Bu sefer onu da benimle beraber almayı planlıyorlardı anlaşılan. Çizmemdeki bıçağı ona attım. Elf yana atladığı için kurtuldu. Bu sırada arkamdakiler için kılıçlarımı çektim. Anlaşılan ileriyi gözetlemeye çalışan üç kişiydi bunlar. Kılıçlarımız çarpıştığında adamın sesini duydum. "Bizimle gelmeniz gerekiyor." Sesini kesmek için çenesine vurdum. Normalde elfler benden güçlüydü fakat öfkeden sıyırmaya yaklaştığım halde iken pek kimse duramazdı önümde. Üçünü de yere serdim ve kılıçlarımı yerine koyup Minerva'yı ağaca itekledim. Eğer bu üçlü geri dönmezse kesin hepsi ileri gelecekti. Yakalanmak istemiyordum. En üst dala çıkarsak Gölge'ye ulaşabilirdik. Ağaca tırmanmaya koyuldum. |
|
 | |
Minerva Rodeline Veliaht Prenses & Ressam


Rp Puanı: 95 Mesaj Sayısı: 185
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 4:25 pm | |
| "Bana kimse yardım edemez!" Böyle bir tepki vereceğini hiç düşünmemiştim. Birden bağırınca ürktüm ve bir adım geri çekildim. "Bak prenses. Bu senin o aptal büyülerinin çözebileceği bir şey değil. Bana bu konuda kimse yardım edemez. Evet elf krallığı peşimde ve ben ölene kadar da durmayacaklardır. Yine de bu onlara teslim olacağım anlamına gelmez. Artık konuyu sorup durma bana. Ben kötü biriyim tamam mı? Bu yüzden herkes benden nefret ediyor ve öldürmek için arıyor." Kötü biri olmadığına kendimi inandırmak için elimden geleni yapıyordum. Tutunduğum tek hayalin gözlerimin önünde kırılıp dökülmesine izin veremezdim. Birden başını göğe kaldırıp ejderine bağırdı. Ormanın içinde olduğumuzdan aşağıya inemiyor olmalıydı. O sırada Bir varlığın enerjisini hissettim, yabancı birinin. Tam arkamı dönecekken Lucas benden önce davranıp hançerini arkamdaki elfe fırlattı fakat adam bundan kurtulmuştu. "Bizimle gelmeniz gerekiyor." Ne zamandır bir mahkuma siz diye hitap ediyorlardı? O an kafama dank eti. Askerler Lucas'ı yaralamamak için ellerinden geleni yapıyorlardı. Öyleyse Lucas gerçekten onalrı için çok önemli olmalıydı.
Bunları ona açıklamama fırsat vermeden en yakındaki ağaca itekledi beni ve muhtemelen ejdere ulaşmak için ağaça tırmanmaya başladık. Tepeye ulaştığımızda gece gibi simsiyah bir ejder bizi bekliyordu. Lucas önden bindi, ben ise arkasına geçtim. Daha önce bir kaç kez ejdere binmişliğim vardı fakat yine de korkuyordum. Lucas'a sıkı sıkıya sarılrken birden elim tenine değdi ve görüntüler ışık hızında geçti gözlerimin önünden. Bir kadın, daha önce de gördüğüm şovalyeyle kavga ediyordu. Ardından şovalye büyük bir salonun ortasına yığıldı. Kadının "Pek muhterem prens hazretleri, sizin kanıbozuk çocuğunuzu taşıyorum karnımda." dediğini duydum. Ardından minik bir kulübede kadının dizlerinin dibine kıvrılmış sarışın bir çocuk... Çok geçmeden çektim elimi Lucas'ın belinden aniden. Neredeyse dengemi kaybedip düşüyordum. Burada neler oluyordu? Gördüklerimden ona bahsetmesem daha iyiydi. 'Lucas... Ya bana hemen neler olduğunu anlatırsın, ya da hemen burada beni bırakmanı istiyorum.' Gayet ciddi ve kararlı bir tonda söylemiştim bu cümleyi.
______________________________ |
|
 | |
Lucas Crowley Veliaht Prens & Ejderha Binicileri Lideri


Rp Puanı: 98 Mesaj Sayısı: 215
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 4:41 pm | |
| Tırmandık büyük bir hızla. Aslında onun yarı yolda düşmesini beklemiştim ama düşüncelerimi yanılttı ve gayet düzgün tırmandı. Yukarı çıktığımız da Gölge bizi bekliyoru. Üzerinde çıkıp yerleştik. O gökyüzüne çıktı hızlıca. Minerva sıkıca bana tutunmuştu. Hızlandı ejderham ve aynı anda Minerva ellerini çekti. Onun kaydığını düşünüp elimi attım tekrar bana tutunduğunda onun sözünü duydum. 'Lucas... Ya bana hemen neler olduğunu anlatırsın, ya da hemen burada beni bırakmanı istiyorum.' Ciddi ciddi onu aşağı atmayı planlıyordum. Hatta elflerin üzerine atarsam belki birkaç tanesi ölürdü. Bu düşünceyle sırıttım. Çenemde acı yoktu. Bu konuda teşekkür edebilirdim tabi ama o çok soru soruyordu ve sinirimi bozuyordu.
Ejderham dalışa geçti. "O zaman seni aşağı atayım prenses. Ülkenin kulelerinden birine mi denk gelmek istersin yoksa odanın camından mı atayım?" Gülümsedim ve gamzelerimi ortaya çıkardım. Ejderham hızlandı ve prensesin krallığı göründü. Ona kısa bir bakış attım. Gölge uçmaktan gayet memnun dalışa geçti yeniden. Kulelerin arasından büyük bir hızla geçiyordu. Benden başka ejderha binicisi olmamasını umdum. Elf krallığında vardı ve onlardan kurtulmak daha büyük sorundu. Krallığın içinde uçurşurken prensesin odasının yolunu tarif etmesini bekledim. Böylece ondan kurtulacaktım. Şu çene için de teşekkür etsem fena olmazdı. Belki daha sonra. Ya da söylemesem de o büyük burnu daha da büyümese. Güldüm yeniden. |
|
 | |
Minerva Rodeline Veliaht Prenses & Ressam


Rp Puanı: 95 Mesaj Sayısı: 185
 | Konu: Geri: Karşılaşma Paz Ağus. 07, 2011 4:49 pm | |
| "O zaman seni aşağı atayım prenses. Ülkenin kulelerinden birine mi denk gelmek istersin yoksa odanın camından mı atayım?" Hiç bir şeyi ciddiye almayan bu tavrı sinirimi bozmaya başlamıştı. Criuseld kalesi ufukta göründüğünde bir nebze rahatlarım ve ejderin kulelerin arasında süzülüşünü izledim. Arka bahçeye ulaştığımızda Lucas'a inmesini söyledim. Beni bırakır bırakmaz tekrar havalandı, bense koşarak gizli geçiitimden odama girdim.
Elf askerlerine karşı bir şansı olmadığını biliyordum, en azından tek başına. O nedenle pencereden kafamı çıkartıp muhafızlara, sarayın sınırları içerisine girmiş olan elflere saldırmalarını emrettim. Bu en azından onları oyalardı, Lucas da kaçmayı başarırdı.
Yatağa uzanırken bunun onu ilk ve son görüşüm, yaptığımınsa son iyiliğim olduğunu düşünüyordum fakat yanıldığımı çok geçmeden anlayacaktım.
SON
______________________________ |
|
 | |
|