Fantastik çağ

Karanlık uyanıyor, aydınlık ise savunmada. Peki sen neredesin?
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Fısıltı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Adrien Barker



Rp Puanı: 86
Mesaj Sayısı: 33

Eşyalar
Eşyalar:

MesajKonu: Fısıltı   Salı Ağus. 23, 2011 11:10 pm


Fısıltı





&


______________________________
Bu Güçlerle Doğdum.:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Adrien Barker



Rp Puanı: 86
Mesaj Sayısı: 33

Eşyalar
Eşyalar:

MesajKonu: Geri: Fısıltı   Salı Ağus. 23, 2011 11:12 pm

Akıl sır ermez aptallıklarının ve çocukça eğlencelerini bir yana bırakmıştı bu sefer. Geçmişi inceliyordu yavaş bir şekilde. Olayların akışına bakıyordu. Vittirio sık çalılıklarından arasından geçip olabildiğince geçmişi etkilememeye çabalıyordu. Kahverengi gömleğini ağaçlar kamufle ediyordu. Dikkat çekmemek konusunda iyi olmasa da olabildiğince hızlı bir biçimde ilerliyordu. Tek istediği bir şekilde bu geçmişten çıkabilmekti. Sanki görünmez bir şeyler gücünü etkiliyor gibiydi. Kullanamıyordu geri tepiyordu sürekli. Bu etki yüzünden günümüzden 50 yıl öncesine gelmişti zaten. Büyük ve gösterişli kayaların riskli yolunda ilerlerken bir çatırtı duydu. Küçük bir dalın üstüne basılan ayak sesiydi bu. Koşar adımlarla dar yolda ilerliyordu. Büyük taşlardan birisinin dengesini kaybetmesi onun için yolu sonu olurdu. Arkasından gelen ayak sesi diğer herkesin aksine oldukça ritimsizdi. Nereye gelmitşi böyle taş devrine falan mı? Yolun bittiği yerde akan küçük bi akarsu fark etti. Eğildi ve su içmeye çalıştı ama ağzındaki su sırtına saplanan bir cisim yüzünden dışarıya fışkırmıştı. Dengesini kaybedip akarsunun huzurlu sessizliğine karışmıştı. Kan buharlaşrımışçasına dağılıyordu suda. Sırtındaki yarasının sivri bir kayaya denk gelmesi ile birlikte güçleri devreye girmişti ve günüme ışınlanmıştı. Uzun bir ormanda ıslak bir biçimde yatıyordu. Arkasına bakıp heyecanlı ve ritmik adımları kimin attığına bakamayacak kadar gelmişti yolun sonuna.

______________________________
Bu Güçlerle Doğdum.:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Reneé L. Cameron



Rp Puanı: 100
Mesaj Sayısı: 19

MesajKonu: Geri: Fısıltı   Paz Ağus. 28, 2011 3:24 pm



Delilik ne derece ölçülebilirdi ki? Yada var olduğuna bile inanmadığınız şeylerin arkasından gitmek? Reneé yaptığı şeyin doğruluğu konusunda emin değildi. Bir rüyadan yola çıkarak, gerçek olup olmadığını bile bilmeden bir hiç uğrunda ardından gitmek ne derece iyiydi bilemiyordu. Güvenden bahsetmiyordu bile bu kadar çok şeyin ardından. Mantığı olanları reddetse de peşinden gideceğini biliyordu. Kafasına koyduğu şeyi mutlaka yapardı. Belki de yetiştirilmesinden kaynaklanıyordu, bilemiyordu. Beyaz tenini ve kızıl dalgalarını örten siyah cüppe’yle kendini karanlık hissediyordu. Aradığı şey doğru olsa bile nasıl çekebilirdi ki oradaki güçleri? Zararını bile bilmiyordu ama bildiği tek şey korkarsanız kişiliğinizi asla bulamaz ve yenilirdiniz. Kaybedecek bir şeyiniz olmadığında uğraşmak daha da kolaydı. Arkanızda sevdiklerinizi bırakmıyordunuz. Kısmen.

Kulağına çalan rüzgarın melodik tınlaması, geceyi biraz olsun sakinleştiriyor gibiydi. Kış kendini iyice hissettirirken eski günleri anımsamadan geçemiyordu. Annesinin saçlarını okşayışını, gülümsediğinde içinin nasıl ısındığını ve hiçbir zaman onu bırakmayacağını söylerkenki halini… Güvende olmadığını biliyor, korunmak içinde kimseye ihtiyaç duymuyordu. Özellikle de Elflere. Hem saklandığı ve kaçtığı kişilere nasıl ailem diyebilirdi ki? Her zaman her şey istediği gibi olmasa da yaşamak güzeldi. Kendi ayaklarının üzerinde durmak, güçlü görünmek… Hayat sürekli mücadeleydi. Yaşamak bir mucize… Ölmek ise bir kaçıştı. Belki huzurlu ve her şeyden uzaktı ama bencil ve aciz insanların yapacağı türden şeylerdi. Karanlık bir sis bulutu gibi etrafını sararken, geceyle karışması zor olmuyordu. Ay’ın ışıklarından yoksun bir şekilde yürüyor, düşünceleri yavaşça karanlığa sürüklenirken bir ses onu tüm düşüncelerinden uzaklaştırmıştı. Sesi duyduğuna tam emin değildi aslında. Belki de bilinç altı yine ona oyun oynuyordu. Ne yapacağını kestiremeden beklemiş, bir şeyler duymak istemişti. Bu saatte onu biri gördüğünde, aklını kaçırmış zannedecekti ama umursamıyordu. Usulca yürürken yakınlardan gelen çıtırtıyla bir kez daha durdu ve sesin geldiği yere doğru temkinli adımlarla ilerledi. Ne göreceğini, yada ne beklediğini bilmiyordu. Bedeni her şeye hazırlanmış bir şekilde gergin ve olası bir tehlikede mücadeleye hazırdı. Bir ağacın yanına düşmüş, hızlı ve kesik nefes alışverişini düzenlemeye çalışan biri ilişmişti gözüne. Uzun boylu olduğunu seçebiliyor, yüzü ona dönük şekilde duruyordu. İçindeki panik ve adrenalin duygusu yükselmiş, koşarak erkeğin yanına diz çökmüştü. Saçları yüzünü gölgelerken duygularını da sakladığı için minnettardı. Parmaklarını usulca erkeğin teninde dolaştırdı ve usulca kendine doğru çevirdi. Parmaklarından vücuduna doğru yayılan sıcaklık gittikçe çoğalmış ve şaşkınlıkla erkeğin yüzüne bakakalmıştı. Bu nasıl olabilirdi ki? Ne sebep olmuştu bu kadar yaralanması için? Telaşlanarak yada üzülerek bir yere varamayacaktı belki kaybedebilirdi de. Ne yapacağını bilmeden parmaklarını yaralarının üzerinde gezdirdi tek tek. Vücuduna yayılan güç akımını parmaklarında hissetti ve kollarındaki erkeği ne kadar çok iyileştirmek istediğini… Dudaklarından dökülen büyülü sözlerle küçük yaraların yavaşça kapandığını gördü. Parmaklarını kusursuz yüzüne götürdü ve dudaklarındaki toprak parçalarının üzerine sürdü. ‘’İyileşeceksiniz. Sizi bırakmayacağım. ‘’


______________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Adrien Barker



Rp Puanı: 86
Mesaj Sayısı: 33

Eşyalar
Eşyalar:

MesajKonu: Geri: Fısıltı   Paz Ağus. 28, 2011 10:49 pm

Karanlık bir boşlukta savrulurmuşçasına tüm duyularını kaybetmişti. Hayattan kopmuştu adeta. Acı hissi yerini tekrar almıştı. Sırtında kalan acının yok olduğunu hissetti. Görme duyusuna yeniden kavuştuğu anda bir kız gördü. Ardından etrafına bakmaya çalıştı. Tanımaya çalıştı burayı. Hareket etmeye çalışıyordu. Duygularını kontrol edemeyerek yanlış akvaryumdaki balık gibi bakıyordu etrafına. Şaşırmış ve büyük bir yalnızlık ve çaresizlik hissi ile birlikte harmanlanmış bir duygu. Yıldızlar bir parlayıp bir sönerken vücuduna girmeye çalışan bir his vardı. İzin vermişti. Tutunacak bir dal arıyordu. His vücuduna hücum ederek şifa dağıtıyordu adeta. Büyük bir rahatlama hissi unutturmuştu acıyı. Gözlerini kırptı ve acının tekrar gelmesiyle beraber eline geçen ilk taşı kavradı ve sıktı. Biraz daha rahatladığında kız saçlarını geriye savurdu duygularını belli etmişti. Hayatı bitse bile geride bırakacağı hiç bir şeyi yoktu. Kızın her yerini inceledi en azından onu hatırlayabilirdi. Durumunun ciddiye gittiğini sanarken kızın dudaklarından dökülen kelimeler rahatlatmıştı onu ‘’İyileşeceksiniz. Sizi bırakmayacağım. ‘’ güzel kelimelerin ardından acı yeniden saplanmıştı vücuduna. "Benim arkamda bırakacağım kimse yok." Kızın elini tuttu ve anıların gözlerinin önünden geçip gitmesini seyretti. Kalbinin yavaşladığı hissediyordu "s-sen çok .." kendini biraz daha toparladıktan sonra konuşmaya çalıştı "s-sen çok güzelsin" bu güzeliğin sahipsiz olmadığını hissediyordu . Kızın elinden elini çekti ve ayağa kalkacak bir güç buldu etrafına bakındı ve bir şey arıyormuşçasına didiklemeye çalıştı. Kız merakla onu izlerken umutsuz bir biçimde söylendi " Lanet olsun tılsım geçmişti kalmış! " zamanı biraz ileriye sardı ama bu sarma kızı etkilemeyecek şekildeydi. Kız etrafındaki mekanın bulanıklaşmasına ve sonra yine netleşmesine hayretliğini gizleyememişti. Fakat Adrien'ın yaralarının kapanmasına tepki göstermemişti. Ayağa kalktı biraz kendini düzeltti kıza gözlerini kaydırdı " Güvenli bir yere gitmeliyim " kız korkmuş bakışlarla bakarken cebinden saatini çıkardı ve ne kadar zamanı kaldığını hesaplamaya çalıştı. Aynı zamanda kızın cevabı için pür dikkat dinliyordu.

______________________________
Bu Güçlerle Doğdum.:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 

Fısıltı

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Fantastik çağ :: Great Krallığı :: Ölü orman-